Bir Annenin Hikayesi
- BeeWare
- 6 Tem 2021
- 2 dakikada okunur

Bir kistik fibrozisli annesi olan Eda Doğan' ın yazdığı, tanı konmasından itibaren yaşadıkları süreci ve hissettiklerini anlatan bir yazı düştü mail kutumuza.
Oğlum 3 aylıktı belirti verdiğinde, topuk kanında çıkmamıştı. İlk defa adını duyduğum iki hastalıktan bahsediyordu doktorlar.. Git-geller, hastane yatışları, kafa karışıklıkları, ter testleri, başka başka doktorlar sonrası genetik test sonucu geldi, en yaygın mutasyonlardan biri F508 ve başka bir mutasyon vardı. Afalladık, Google’da arattığınızda ‘ ölümcül hastalık’ diye karşınıza çıkan bir hastalıktı yavrumuzdaki. Yine de sonuç gelmeden önce kendimizi epey hazırladığımız için ayaktaydık, hemen Kifder’i aradık Marmara hastanesinin yoluna düştük. Sonrası ilaçlar, fizyoterapiler, stresle beklenen kültür sonuçları, tüm bunlara rağmen kabulleniş. Bu bizim imtihanımızdı, oturup ağlayamazdık, biz ne kadar umutluysak oğlumuza yansıyacak olan oydu. Hastalığın hayatımızdaki rutinlerine alıştıkça kabullendik, kabullendikçe iyi hissettik.. Evet tüm vücudu etkileyen bir hastalık, evet ömür süresi biçiliyor, evet çok erken yaşta akciğer nakli sırasına girenler oluyor, ama bizim hayatımızın süresi garantili mi, ya da sağlıklı olan kızımızın kaç yıl yaşayacağını biliyor muyuz da oğlumuz sanki ölüme daha yakınmış gibi düşünelim. Pandemi sebebiyle izolasyon iyi olunca sanırım, oğlumuz 1 yıldır enfeksiyon geçirmedi, hastane yatışı da olmadı. Bu süreçte manevi olarak en çok yoran günler hastane yatışlarıydı. Bebekle yalnız bir odadan başka hiçbir yere kıpırdayamamak , yavrumun delik deşik olan kolları,ayakları, hemşire hanımların bazı sözleri, odada sanki biri yaşamıyorcasına umursamaz, pat diye odaya girişleri, yavrumun her uykusundan iğne için uyanışı ve gergin ağlamaları.. Oğlumuz şuan 2 yaşında, hastalığı hafif seyirde ilerliyor gibi, dilerim hep böyle olur. Gelecekte bizi neler bekliyor bilemiyoruz, bazen bunu düşünüyor, nelerle karşılaşabiliriz diye araştırıp okuyorum ama kendimi bu düşüncelere hapsetmiyorum, geleceği düşünmeyip ânı yaşamayı tercih ediyorum

Öncelikle Eda Hanım'a yaşadıklarını bizimle paylaşmak istediği için çok çok teşekkür ederiz. Bir anne olarak böyle zor bir süreçteki güçlü duruşu,oldukça zor olan kabullenme aşamasını tamamlayıp anı yaşamaya odaklanması ve her zaman, her koşulda oğlunun yanında olması biz de hayranlık uyandırdı. Umarız tüm ebeveynlerimiz Eda Hanım gibi geleceğe dair umudunu kaybetmez ve tüm kistik fibrozisli çocuklarımız en kısa sürede iyileşir.
Commentaires